Ana Sayfa / annoy
A

annoy

verb B1 feelings & behaviour

Türkçe Anlam

Birini rahatsız etmek veya sinirlendirmek; canını sıkmak.

English Meaning

To make someone slightly angry or irritated.

Example Sentence

“Loud phone calls on the bus really annoy me.”

Otobüste yüksek sesli telefon konuşmaları beni gerçekten rahatsız ediyor.

Mini Story

Kelimeyi bağlam içinde öğrenmek için kısa okuma bölümü.

English Story

160 words

During the morning bus ride, repeated loud phone calls began to annoy Aslı because she was trying to read before class. Loud phone calls on the bus really annoy me. They listened to each other before responding, which prevented the conversation from becoming unnecessarily tense. A clear explanation helped everyone understand the reason behind the decision, even if they did not fully agree. Each person had a chance to speak, and the quieter members were invited to share their views as well. The discussion remained respectful because nobody interrupted or treated a different opinion as unimportant. One thoughtful question revealed a detail that several people had misunderstood earlier. They focused on solving the situation rather than deciding who should be blamed for it. By the end, the group had a clearer plan and a better understanding of each person’s concerns. The experience showed that a calm tone can be just as important as the words used in a difficult conversation.

Türkçe Hikâye

131 kelime

Sabah otobüs yolculuğunda tekrarlanan yüksek sesli telefon konuşmaları Aslı'yı rahatsız etmeye başladı, çünkü dersten önce okumaya çalışıyordu. Otobüste yüksek sesli telefon konuşmaları beni gerçekten rahatsız ediyor. Cevap vermeden önce birbirlerini dinlediler; bu da konuşmanın gereksiz yere gerginleşmesini önledi. Açık bir açıklama, tamamen aynı fikirde olmasalar bile herkesin kararın arkasındaki nedeni anlamasına yardımcı oldu. Her kişinin konuşma fırsatı oldu ve daha sessiz üyeler de görüşlerini paylaşmaya davet edildi. Kimse söz kesmediği veya farklı bir görüşü önemsiz görmediği için tartışma saygılı kaldı. Düşünceli bir soru birkaç kişinin daha önce yanlış anladığı bir ayrıntıyı ortaya çıkardı. Kimin suçlanması gerektiğine karar vermek yerine durumu çözmeye odaklandılar. Sonunda grubun daha açık bir planı ve her kişinin kaygıları hakkında daha iyi bir anlayışı vardı. Deneyim zor bir konuşmada sakin bir tonun kullanılan kelimeler kadar önemli olabileceğini gösterdi.