Ana Sayfa / distinguishable
D

distinguishable

adjective YDS difference & identification

Türkçe Anlam

Diğerlerinden fark edilebilecek kadar farklı; ayırt edilebilir.

English Meaning

Different enough from something else to be recognized or identified separately.

Example Sentence

“The two signals are distinguishable at higher resolution.”

İki sinyal daha yüksek çözünürlükte ayırt edilebilir.

Mini Story

Kelimeyi bağlam içinde öğrenmek için kısa okuma bölümü.

English Story

153 words

The patterns became distinguishable only after noise reduction, showing that the original overlap came partly from measurement limits rather than true similarity. The two signals are distinguishable at higher resolution. The group preferred a narrower claim that could survive scrutiny to a broader statement that depended on rhetorical confidence. They examined second-order consequences as well as the immediate result, especially where one improvement might transfer risk elsewhere. This exposed a trade-off that had been hidden by the original framing of the problem. The final explanation documented both the reasoning and the uncertainty so later reviewers could distinguish evidence from interpretation. That distinction mattered because future conditions might change while the original evidence remained the same. The result was treated as a defensible position open to revision, not as a conclusion insulated from further challenge. The issue became clearer once the participants distinguished what was known, what was inferred, and what remained merely plausible.

Türkçe Hikâye

129 kelime

Örüntüler ancak gürültü azaltıldıktan sonra ayırt edilebilir hâle geldi ve ilk örtüşmenin kısmen gerçek benzerlikten değil ölçüm sınırlarından kaynaklandığını gösterdi. İki sinyal daha yüksek çözünürlükte ayırt edilebilir. Grup retorik güvene dayanan daha geniş bir ifade yerine sıkı incelemeye dayanabilecek daha dar bir iddiayı tercih etti. Özellikle bir gelişmenin riski başka yere aktarabileceği durumlarda doğrudan sonucun yanı sıra ikinci dereceden sonuçları da incelediler. Bu, sorunun ilk çerçevelenmesi tarafından gizlenen bir ödünleşimi ortaya çıkardı. Son açıklama hem gerekçelendirmeyi hem belirsizliği belgeledi, böylece sonraki incelemeciler kanıtı yorumdan ayırabildi. Bu ayrım önemliydi, çünkü gelecekteki koşullar değişebilirken ilk kanıt aynı kalabilirdi. Sonuç daha fazla sorgulamadan korunmuş bir hüküm değil, revizyona açık savunulabilir bir tutum olarak ele alındı. Katılımcılar neyin bilindiğini, neyin çıkarım olduğunu ve neyin yalnızca makul kaldığını ayırdığında konu daha açık hâle geldi.