Ana Sayfa / radio
MPDL Dictionary

Sözlükte başka bir kelime ara

İngilizce kelimeyi yaz. Eşleşme varsa doğrudan kelime detayına gidersin.

R

radio

noun A1 media & communication

Türkçe Anlam

Sesli yayınları dinlemeyi sağlayan cihaz veya yayın sistemi; radyo.

English Meaning

A device or system used for receiving audio broadcasts.

Example Sentence

“My grandfather listens to the radio every morning.”

Büyükbabam her sabah radyo dinler.

Mini Story

Kelimeyi bağlam içinde öğrenmek için kısa okuma bölümü.

English Story

154 words

Every morning, Leo's grandfather turned on a small radio while making breakfast. The radio played music, local news, and a short weather report. One Saturday, Leo heard that a road near the river was closed because of flooding. He told his father before they left for the market, and they chose another route. A few minutes of preparation made the rest of the time much easier. They kept the useful things together and moved the rest out of the way. One person noticed a useful idea that the others had missed. The people nearby gave them enough space to finish without pressure. They noticed that careful actions often save time later. A short message kept everyone informed without creating extra confusion. The experience became a small story they later told at home. The next time, they knew exactly which step to begin with. They checked the information instead of depending on a quick guess.

Türkçe Hikâye

124 kelime

Leo'nun büyükbabası her sabah kahvaltı hazırlarken küçük bir radyo açardı. Radyoda müzik, yerel haberler ve kısa bir hava durumu raporu yayınlanırdı. Bir cumartesi Leo nehir yakınındaki bir yolun sel nedeniyle kapandığını duydu. Pazara gitmeden önce babasına söyledi ve başka bir rota seçtiler. Birkaç dakikalık hazırlık zamanın geri kalanını çok daha kolaylaştırdı. Yararlı şeyleri bir arada tuttular ve geri kalanını kenara çektiler. Bir kişi diğerlerinin kaçırdığı yararlı bir fikri fark etti. Yakındaki kişiler baskı olmadan bitirebilmeleri için onlara yeterli alan verdi. Dikkatli hareketlerin daha sonra çoğu zaman zaman kazandırdığını fark ettiler. Kısa bir mesaj fazladan karışıklık yaratmadan herkesi bilgilendirdi. Deneyim daha sonra evde anlattıkları küçük bir hikâyeye dönüştü. Bir sonraki sefer hangi adımla başlayacaklarını tam olarak biliyorlardı. Hızlı bir tahmine güvenmek yerine bilgiyi kontrol ettiler.