Ana Sayfa / vacant
MPDL Dictionary

Sözlükte başka bir kelime ara

İngilizce kelimeyi yaz. Eşleşme varsa doğrudan kelime detayına gidersin.

V

vacant

adjective YDS empty & available

Türkçe Anlam

Boş, kullanılmayan veya bir görev için henüz doldurulmamış; boş.

English Meaning

Empty, unoccupied, or available because no one currently holds or uses it.

Example Sentence

“The position remained vacant for three months.”

Pozisyon üç ay boyunca boş kaldı.

Mini Story

Kelimeyi bağlam içinde öğrenmek için kısa okuma bölümü.

English Story

158 words

The role remained vacant long enough that temporary arrangements began to create unclear responsibility and duplicated work. The position remained vacant for three months. A seemingly obvious explanation weakened when its assumptions were written explicitly and compared with alternatives. The group preferred a narrower claim that could survive scrutiny to a broader statement dependent on rhetorical confidence. They examined second-order consequences as well as the immediate result, especially where one improvement might transfer risk elsewhere. This exposed a trade-off that had been hidden by the original framing of the problem. The final explanation documented both reasoning and uncertainty so later reviewers could distinguish evidence from interpretation. That distinction mattered because future conditions might change while the original evidence remained the same. The result was treated as a defensible position open to revision rather than a conclusion insulated from further challenge. The issue became clearer once participants distinguished what was known, what was inferred, and what remained merely plausible.

Türkçe Hikâye

134 kelime

Pozisyon yeterince uzun süre boş kaldığı için geçici düzenlemeler belirsiz sorumluluk ve yinelenen iş yaratmaya başladı. Pozisyon üç ay boyunca boş kaldı. Görünüşte açık bir açıklama varsayımları açıkça yazılıp alternatiflerle karşılaştırıldığında zayıfladı. Grup retorik güvene dayanan daha geniş bir ifade yerine sıkı incelemeye dayanabilecek daha dar bir iddiayı tercih etti. Özellikle bir gelişmenin riski başka yere aktarabileceği durumlarda doğrudan sonucun yanı sıra ikinci dereceden sonuçları da incelediler. Bu, sorunun ilk çerçevelenmesi tarafından gizlenen bir ödünleşimi ortaya çıkardı. Son açıklama hem gerekçelendirmeyi hem belirsizliği belgeledi, böylece sonraki incelemeciler kanıtı yorumdan ayırabildi. Bu ayrım önemliydi, çünkü gelecekteki koşullar değişebilirken ilk kanıt aynı kalabilirdi. Sonuç daha fazla sorgulamadan korunmuş bir hüküm değil, revizyona açık savunulabilir bir tutum olarak ele alındı. Katılımcılar neyin bilindiğini, neyin çıkarım olduğunu ve neyin yalnızca makul kaldığını ayırdığında konu daha açık hâle geldi.