Türkçe Anlam
Felaket düzeyinde zarar veya başarısızlık yaratacak biçimde; felaket biçiminde.
Siparişlerinize, favorilerinize ve hesap bilgilerinize ulaşın.
Felaket düzeyinde zarar veya başarısızlık yaratacak biçimde; felaket biçiminde.
In a way that causes severe damage, loss, or disastrous failure.
“The negotiations ended calamitously after both sides rejected the final compromise.”
Her iki taraf son uzlaşmayı reddettikten sonra müzakereler felaket biçiminde sona erdi.
Kelimeyi bağlam içinde öğrenmek için kısa okuma bölümü.
The talks ended calamitously not because disagreement was inevitable, but because deadlines, public pressure, and mistrust eliminated room for incremental compromise. The negotiations ended calamitously after both sides rejected the final compromise. The issue became clearer once the participants distinguished what was known, what was inferred, and what remained merely plausible. A seemingly obvious explanation weakened when its assumptions were written explicitly and compared with alternatives. The group preferred a narrower claim that could survive scrutiny to a broader statement that depended on rhetorical confidence. They examined second-order consequences as well as the immediate result, especially where one improvement might transfer risk elsewhere. This exposed a trade-off that had been hidden by the original framing of the problem. The final explanation documented both the reasoning and the uncertainty so later reviewers could distinguish evidence from interpretation. That distinction mattered because future conditions might change while the original evidence remained the same.
Görüşmeler fikir ayrılığı kaçınılmaz olduğu için değil, son tarihler, kamu baskısı ve güvensizlik kademeli uzlaşma alanını ortadan kaldırdığı için felaket biçiminde sona erdi. Her iki taraf son uzlaşmayı reddettikten sonra müzakereler felaket biçiminde sona erdi. Katılımcılar neyin bilindiğini, neyin çıkarım olduğunu ve neyin yalnızca makul kaldığını ayırdığında konu daha açık hâle geldi. Görünüşte açık bir açıklama varsayımları açıkça yazılıp alternatiflerle karşılaştırıldığında zayıfladı. Grup retorik güvene dayanan daha geniş bir ifade yerine sıkı incelemeye dayanabilecek daha dar bir iddiayı tercih etti. Özellikle bir gelişmenin riski başka yere aktarabileceği durumlarda doğrudan sonucun yanı sıra ikinci dereceden sonuçları da incelediler. Bu, sorunun ilk çerçevelenmesi tarafından gizlenen bir ödünleşimi ortaya çıkardı. Son açıklama hem gerekçelendirmeyi hem belirsizliği belgeledi, böylece sonraki incelemeciler kanıtı yorumdan ayırabildi. Bu ayrım önemliydi, çünkü gelecekteki koşullar değişebilirken ilk kanıt aynı kalabilirdi.