Ana Sayfa / facilitate
F

facilitate

verb C1 process & support

Türkçe Anlam

Bir süreci daha kolay, hızlı veya mümkün hâle getirmek; kolaylaştırmak.

English Meaning

To make a process or action easier or more likely to happen.

Example Sentence

“The new platform facilitates cooperation between departments.”

Yeni platform bölümler arasındaki iş birliğini kolaylaştırıyor.

Mini Story

Kelimeyi bağlam içinde öğrenmek için kısa okuma bölümü.

English Story

149 words

The shared system facilitates cooperation by giving every team access to the same verified project information. The new platform facilitates cooperation between departments. That broader view prevented a local improvement from being mistaken for an overall solution. The final record documented the reasoning clearly enough for someone outside the original group to follow it. This mattered because later evaluation depended on understanding not only what had been done but why. The exercise ultimately produced a more defensible decision and a clearer basis for future review. They examined the immediate situation first and then considered how the same reasoning might apply under different conditions. A distinction that initially seemed technical turned out to have practical consequences for the final decision. The explanation became more convincing once vague language was replaced with specific criteria and examples. They also checked whether the preferred option created a new problem elsewhere in the system.

Türkçe Hikâye

128 kelime

Ortak sistem her ekibe aynı doğrulanmış proje bilgisine erişim vererek iş birliğini kolaylaştırıyor. Yeni platform bölümler arasındaki iş birliğini kolaylaştırıyor. Bu daha geniş bakış yerel bir gelişmenin genel çözüm sanılmasını önledi. Son kayıt, özgün grubun dışındaki birinin de takip edebileceği kadar açık biçimde gerekçeyi belgeledi. Bu önemliydi, çünkü sonraki değerlendirme yalnızca ne yapıldığını değil neden yapıldığını da anlamaya bağlıydı. Alıştırma sonunda daha savunulabilir bir karar ve gelecek incelemeler için daha açık bir temel üretti. Önce mevcut durumu incelediler, ardından aynı akıl yürütmenin farklı koşullarda nasıl uygulanabileceğini düşündüler. Başta teknik görünen bir ayrımın son karar açısından pratik sonuçları olduğu ortaya çıktı. Belirsiz dil belirli ölçütler ve örneklerle değiştirildiğinde açıklama daha ikna edici hâle geldi. Tercih edilen seçeneğin sistemin başka bir yerinde yeni bir sorun oluşturup oluşturmadığını da kontrol ettiler.